Çorum Türk Ocağı, 27-28 Haziran 2026 tarihlerinde düzenlenmesi planlanan ve terör örgütü PKK’nın bölücübaşı liderine özgürlük talebi içeren mitinglere ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, söz konusu etkinliklerin terör propagandası niteliği taşıdığı savunularak, bu tür girişimlerin toplumda terör yoluyla kazanım elde edildiği yönünde bir algı oluşturabileceği ifade edildi.
Türkiye'nin uzun yıllardır mücadele ettiği terör sorununa çözüm amacıyla yürütülen “Terörsüz Türkiye” sürecine değinilen açıklamada, terör örgütü liderinin müzakere süreçlerinde muhatap alınmasının ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş esaslarını etkileyecek yasal ya da anayasal değişikliklerin gündeme getirilmesinin kabul edilemeyeceği belirtildi.
Çorum Türk Ocağı açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “PKK uzantısı konumundaki sözde partiler tarafından teröristbaşına özgürlük adı altında düzenleyecekleri mitingler açık seçik bir şekilde terör propagandası olduğu gibi toplumda terör yoluyla kazanım elde edildiğinin ilanı niteliğinde sayılacaktır. Türkiye, yaklaşık iki yıldır, 40 yılı aşkın bir süredir başımıza bela olan etnik bölücü terör meselesini çözmek için "Terörsüz Türkiye" adı verilen bir sürecin içinden geçmektedir. Daha önce de açıkladığımız gibi, söz konusu süreçte, teröristbaşına âdeta "baş müzakereci" konumu verilmesi ve adalete inancı sarsacak, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş esaslarına halel getirecek yasal ve anayasal değişiklikler konusunun gündeme getirilmesi kesinlikle kabul edilemez. Bu topraklara kazınan Türk medeniyetinin köklerinden yükselip üniter millî devlet olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini şu veya bu yolla aşındırma girişimlerinin kaçınılmaz sonucu, Devlet'in çökmesi, Millet'in bölünmesidir.
Türk milletinin kayıtsız-şartsız ve ortak kabul etmeyen egemenliğinin, Türk Devleti'nin üniter vasfının tartışılmasına zemin hazırlayacak hiçbir eyleme izin verilemez, verilmemelidir. Ülkede yaşayan insanlar arasında duygusal bölünmeye yol açacak bu kışkırtıcı eylem karşısında devlet yetkisini elinde bulunduran kişi ve makamların sorumluluklarını müdrik olarak hareket etmelerini talep ediyoruz. Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe! Ne Mutlu Türk'üm Diyene!”
Next



