Çorum'da dün akşam saatlerinde kaldırım üzerinde yatan bir vatandaş için yapılan 112 Acil Çağrı Merkezi ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi.
İddiaya göre, iki sağlık çalışanı kaldırımda yatan vatandaşa müdahale ettiği sırada ambulans sürücüsü, olay yerinde görevini yapan basın mensubunun görüntü çekmesine engel olmaya çalıştı.
Ambulans sürücüsü, gazeteciye "Görüntü çekemezsin" diyerek müdahale etti. Bununla da yetinmeyen sürücü, "Kimliğini göster, görüntü çekme" ifadelerini kullanarak basın mensubundan kimlik ibraz etmesini istedi.
HASTAYI BIRAKIP GAZETECİYLE UĞRAŞTI
Basın mensubu ise vatandaşlardan veya gazetecilerden kimlik sorma yetkisinin yalnızca polis, jandarma ve bekçilerde bulunduğunu, ambulans personelinin böyle bir yetkisi olmadığını belirtti.
Bunun üzerine ambulans sürücüsünün, yerde yatan hastayı bırakarak polisi arayıp gazeteciden şikâyetçi olduğunu söyledi.
Olay yerine gelen polis ve bekçiler, kimlik kontrolü yaptı. Basın mensubu kimliğini kolluk kuvvetlerine ibraz ederken, kamuya açık alanlarda gazetecilerin haber amacıyla görüntü çekmesinin kanunen mümkün olduğu da ifade edildi.
AMBULANS SÜRÜCÜSÜ, YETKİSİZ YETKİLİ Mİ?
Hayat kurtarmak için görev yapan bir ambulans sürücüsünün, kendi görev alanını bırakıp gazeteciden kimlik istemeye çalışması tepki çekti.
Ambulans sürücüsü mü, yoksa kolluk kuvveti mi? Kimlik kontrolü yapmak kolluk kuvvetlerinin görevidir. Sağlık personelinin görevi ise hastaya müdahale etmek ve sağlık hizmetini eksiksiz yerine getirmektir.
Görev ve yetki sınırlarını aşan bu tür davranışlar yalnızca gazetecilerin görevini zorlaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda olay yerlerinde gereksiz gerginliklerin yaşanmasına da neden oluyor. Basına yönelik bu tür müdahalelerin ve sansür girişimlerinin son dönemde arttığı yönündeki eleştiriler de dikkat çekiyor.
İŞGÜZAR TAVIRLAR GAZETECİLERİ HEDEF HALİNE GETİRİYOR
Görevini özveriyle yapan 112 Acil Sağlık personelinin zor şartlar altında çalıştığı herkes tarafından biliniyor. Trafik kazalarından silahlı yaralanmalara kadar birçok kritik olayda büyük fedakârlık gösteren sağlık çalışanlarının emekleri tartışılmaz.
Ancak görev ve yetki sınırlarını aşan, kendisini polis, jandarma ya da bekçi yerine koyan bazı personelin sergilediği tavırlar, hem meslektaşlarının itibarına zarar veriyor hem de olay yerinde görev yapan gazetecileri vatandaşların gözünde hedef haline getiriyor.
Kaza, kavga ve adli olaylarda görevini yerine getiren basın mensuplarına yönelik hukuka aykırı müdahaleler, ifade ve basın özgürlüğü açısından da ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Basın mensuplarının kamu adına görev yaptığı unutulmamalıdır. Gazetecilerin görevlerini engellemeye yönelik hukuka aykırı uygulamalar yerine, herkesin kendi görev ve yetki sınırları içerisinde hareket etmesi kamu düzeni açısından büyük önem taşımaktadır.
HUKUKİ DURUM NEDİR?
Basın mensupları kamuya açık alanlarda, kanunların yasaklamadığı durumlarda haber amacıyla görüntü alabilir.
Kimlik sorma ve kimlik ibrazını isteme yetkisi ise kanun gereği yalnızca kolluk kuvvetlerine, yani polis, jandarma ve belirli durumlarda çarşı ve mahalle bekçilerine aittir.
Ambulans personelinin gazeteciden veya herhangi bir vatandaştan kimlik isteme ya da kimlik kontrolü yapma yönünde yasal bir yetkisi bulunmamaktadır.
BİZ HATIRLATALIM!
Asıl görevi hayat kurtarmak olan ambulans sürücüsüne buradan şu hatırlatmayı biz yapalım:
112 personeli, görevlerini yerine getirirken güvenlik güçleri gibi keyfi veya genel bir kimlik sorma yetkisine yasal olarak sahip değildir. Sağlık personeli olarak kimlik tespiti yapma zorunlulukları veya yasal hakları bulunmamaktadır.
112 personeli, müdahale ettiği vakalarda hastaya refakat edecek yakınları belirlemek veya olay yerindeki durumla ilgili bilgi almak amacıyla sözlü olarak kim olduğunu sorabilir. Ancak bunu resmi bir görev olarak yapmazlar; sadece iletişimi sağlamak için teyit isterler.
Next





