oğan başkanlığında yürütülen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda yer aldı.
Toplantıda, Meclis çalışmaları ve planlama dönem planlamalarıyla ilgili özel bir değerlendirme aralığını genişleten Çelik, Mali ve İdari İşler Başkanlığının bir sunum gerçekleştirdiğini, teşkilatların altyapısını güçlendirmeye yönelik yeni kararlar alındığını ve çeşitli olanaklardaki teşkilatlara yeni binalar kazandıracaklarını ifade etti.
12 Eylül darbesinin 46. yılına değinen Çelik, halen darbelerin siyasi hayatta kalması, toplumsal hayatta kalan yaraların tamamen kapatılmadığının söylenemediği, darbelerin milleti korumak için verilmiş silahın millete doğrultulması gibi beslenmesi ve kısmen gayrimeşru örgütlenmeler olduğu dile getirildi.
Yıllar içerisinde darbelerin, birçok gerekçesi olsa da tamamen dış kaynaklı olarak, Türkiye'nin demokrasisini sakatlamak, Cumhuriyet'in zeminlerini desteklemek, toplumsal travmaları daha da büyütmek için kullanılan manivelalar olarak tarihe yerleştiğine işaret eden Çelik, şöyle konuştu:
"12 Eylül'ün Türkiye'de bırakılan en büyük hasarlardan bir tanesi anayasadır. Halen siyasetin yeni bir anayasa yapma ödülü vardır. Bu gelecek nesillere karşı borçlarımızdur. Meselenin sadece anayasanın ayrılmasının yenilenmesi, anayasanın tekrar ele alınması meselesi değildir. Öznesinin millet olduğu bir anayasanın yapılmasıdır, vesayetin darbeciliğin kesintisinde gerçekleşmiş bir anayasal atmosferin katliamıdır.
Bu demokrasimizin önünde, siyasetin önünde büyük bir ödül, tarihi sorumluluk olarak durmaktadır. Bu açıdan AK Parti gelecek nesillere olan bu borcun kapasitesi için, siyasetin bu aboneliğini doğru bir şekilde yerine getirmesi için her zaman hazırdır. Bunun zeminini oluşturup hep birlikte, güçlü bir şekilde Türkiye'yi yeni bir anayasaya dönüştürecek olanakları sürekli olarak takip etmek, siyasetin bu şekilde bir zeminde bir araya gelmesinin ve bunu tüm siyasilerin önüne geçerek, tüm politikalardan bağımsız olarak ele alıp gelecek 10 yıllara damgasını vuracak şekilde ulaştırılmasının bir kere daha iyi bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak."
Çelik, Bakü'nün düşman işgalinden kurtuluşu yıl dönümünü kutladı, şehitleri rahmeti, gazileri şükranla andı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçen hafta sonu ve bu haftanın yoğun programlarının anıldığı anılan Çelik, Erdoğan'ın gençlerle bir araya gelerek Türkiye'nin hikayesini özetlerken "Bandırma Vapuru'ndan TCG Anadolu'ya", Türkiye Yüzyılı potansiyel olarak bir metafor, bir gerçeklik olarak yol aldığını vurguladı.
Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, gençlerle olan diyaloğuna işaret ederek, kesimden gençlerin AK Parti'ye olan teveccühünün, ilgi ve saklanmanın son derece güçlü şekilde devam ettiğini belirtti.

"Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğüne yönelik saldırıları kınıyoruz"
İç ve dış siyasi sorunlara değinen Ömer Çelik, Hürmüz Boğazı ile ilgili gelişmelerin hala dünyanın önünde büyük bir sorun olarak görüldüğünü belirterek, şu şekilde devam etti:
"İslamabad Mutabakatı'ndan sonra sonsuza dek arzulanan kalıcı ateşkes ve barış sınırlarına bir türlü geçilemedi. Şimdi ise daha büyük bir sorun olarak Babülmendep ile ilgili sıcaklıkların yaşandığını görebilirsiniz. O durumlarda özellikle Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğüne kavuşturularak Irak'ta yapılan saldırıları bulmadığımızı, bunu reddettiğimizi ve kınadığımızı ifade ediyoruz.
Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğü ve ana hatlarıyla arasındaki kardeşlik Suudi Arabistan ile olan dayanışmamızı da bu vesileyle ifade ediyoruz. Irak'taki Suudi Arabistan'a karşıt İHA saldırılarına karşı kardeş Irak saldırılarının söz konusu saldırıları kınayarak olayın aydınlatılması ve sorumluların ortaya çıkarılması için ortaya konan inisiyatifi de son derece değerli bulduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Hürmüz Boğazı'yla ilgili bu istikrarsızlıklar, Babülmendep ile ilgili bütün bu olaylar varken daha fazla istikrarsızlığa yol veren parçaların kaos ve saklananlardan hassasiyetle uzak durulması gerekir."
Öte yandan Çelik, Terörsüz Türkiye ve teröristsiz bölgesel oluşum pek çok oluşumun silah bırakması, devlet dışı güçlerin devletin otoritesine tabi olması konusunda görüştüğünün yakınen takipte olduğunu bildirdi.
Bu işbirliği Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin yaptığı açıklamanın çok önemli olduğunu belirten Çelik, "YBŞ güçlerinin adı verilen Şengal Dağı'nın yapılanmalarını ortadan kaldırmak, Irak'ın gücüin otoritesi altında bir bütünleşmeye girmeleri bu parçalanmayı son derece. değerlendirmesinde bulundu.

"Komşu türünde, zayıf bir ülke hiçbir şekilde arzu etmiyoruz"
Pek çok yerdeki sorunun önde gelen terör unsurlarının yanı sıra bir araya gelen devlet unsurlarının birleştiği gruplar olarak yerlerinde olduğuna dikkat çeken Çelik, şunları kaydetti:
"Bölgede bunun başka güçler tarafından siyonist ve emperyalist emelleri olan güçler tarafından yönetilen sık sık görülebilir. Egemenliklerinin zaafa uğramasını arzu ediyorlar.Bazı ülkelerin kendi güvenliklerinin korunması olarak ülkelerin zayıflamasını, güçsüzleşmesini ve kaosun içinde olmasını arzu ediyorlar.
Biz ise bunun tam tersini düşünüyoruz. egemenliklerin korunması, egemenliklerin güçlü olması, tek üyeli orduya göre güvenlik güçlerinin yapılması ve aynı şekilde toprak bütünlüklerinin korunması herkes için iyidir. Dünya giderek daha çok türbülanstan geçerken bir dönem esas olarak bulere, devletin topraklarının korunması ilkesine, toprak bütünlüğünün korunması ilkesine saygı duymak, barışı korumanın alfabesi olarak ele alınması. Bunlar ortadan kalktıktan sonra herhangi bir şekilde barışın korunmasının mümkün olması ve zeminin korunmasıdır. Bu ilkeyi ilkeleri takip etmeye devam ediyoruz."
“Hiç kimse Ege ve Doğu Akdeniz'i iç siyasetin bir parçası haline getirme gibi bir tutum içine girmemeli”
Bu kadar türbülansın içinde Ege ve Doğu Akdeniz'de toplanan provokatif yaklaşımların hiç arzu edilmediğini söyleyen Çelik, ancak son zamanlarda ortaya çıkan görüntülerle ilgili olarak herkesin sağduyulu olmaya davet etti.
Diplomasiye ve gidişat masada devamne vurgu yapmalarının herhangi bir şekilde zaaf olarak algılanmaması gerektiğini bildiren Çelik, şunları kaydetti:
"Tam değiştirebilir masada ve sahadaki gücümüzün bildiğin olarak dünyanın her yerinde geçen bu sıkıntılı dönemde bir de buna katılman ve Doğu Akdeniz'de yeni bir araya gelmenin diye, hiç kimse için gereksiz ortaya çıkman diye bu sıcaklığımızı vurguluyoruz. Türkiye'ye güç gösterileri ya da toplanma provokatiflerle tedavi edilecek hiçbir mesaj yoktur. Bize bu yollayan bir mesaj tebliğ etmeyen durursa bu mesaj hiçbir şekilde tebellüğ Egemizi, hiçbir şekilde kabul ettiğimizi net bir şekilde kullanıyoruz. Herkesin tüm bu olanları çözebilecek kapasitedeyiz."
Türkiye'nin diplomasiye, müzakereye ve kurallı uluslararası sistemin yaptığı vurgunun herkes için bir şansa işaret eden Çelik, "Hiç kimse Ege ve Doğu Akdeniz'i ve genel olarak çok sayıdaki sorunlar iç siyasetin bir parçası haline getirme gibi bir tutum içine girmemelidir. bölgede kullanıldı.
“KKTC'nin güvenliğinin kapsamı da dahil”
Ömer Çelik, ABD'nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne dönük silah ambargosunu kaldırması ve bir yıl süreli uzatmasının doğru bir karar olmadığını vurgulayarak şöyle konuştu:
"Adadaki iki taraf arasındaki güvenin daha da aşınmasına yol gösterecek sonuçlar doğuracak yöntemler bunlar ama her halükarda bunu ifade ediyoruz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kritik ve Kıbrıs Türk durumunun mevcut durumda durduğumuz bundan sonra da daha da pekişerek bakımı devam edecek. Ana vatan ve garantör ülke olarak Türkiye, Kıbrıs Türk, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ve Kıbrıs Türk durumunun hazır hak ve çıkarlarını korumak için her yerde mücadelesini.
Çelik, son aylarda yoğun şekilde yapay zeka faktörlerinin kendi arasında örgütlenerek, hatta onları yönetenlerden bağımsız olarak toplanan yapay zeka ajanları üreterek çeşitli faaliyetlere dahil edildi, biyolojik silahların başka birçok alana kadar insanlığı tehdit faaliyetlerini edene yöneldiğine çok sayıdada uyarılan anımsattı.
Dünyanın en büyük krizlerinin ve savaşlarının belli ülkelerin, bölgelerin, blokların tehdit ettiğine dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:
"Fakat şimdi yapay zekayla ilgili olarak yapılan bu uyarılar bütün bir insanlığı tehdit edenle karşı karşıyayız. İstihbari faaliyetlerinin içine girildiği ve insanın kontrolünün dışına çıkan zeminler oluşturmayı başaran çok yönlü açıklamalar son bir hafta içerisinde, 10 gün içerisinde, bir ay içerisinde çok yoğun bir şekilde geliyor.
“Eğer yönetilmezse en büyük tehdit olarak önümüze çıkacak”
Çelik, Türkiye'nin yapay zeka yarışının dışında kalmayacağına işaret ederek, aynı zamanda bunların liderlerinin ortaya çıkması, insanlık için tehdit şekilde yönetilmemesi, bu yarışın sonunda insanların özgür ve bağımsızlığının ortadan kalktığı bir atmosferin oluşması için de bu ilkelerin oluşacağı zeminlerde Türkiye'nin güçlü inisiyatifler ortaya çıkmaya çalışacağını dile getirdi.
Bu konuyu takip eden günler sadece dar bir alanda değil, istihbarattan güvenliğe, ülkelerden toplumsal dönüşümlere kadar her alanda çoğalacak sonuçları doğuracağını anlatan, "Belki de insanlığın herhangi bir zamanda belli devletlerin, belli bölgelerin dışında topyekun insanın denen varlığın karşı olduğu, hayatta kalması en büyük sorun, eğer yönetilmezse en büyük saldırı olarak önümüze çıkıyor." tasarruf kullanıldı.
Çelik, yapay zekanın Gazze'deki sivillerin kullanımlarında konu alan filmin Venedik Film Festivali'nde gösterildiğini anımsatarak, şu değerlendirmede bulundu:
Bu 'NAZA' adlı film yine İsrail vatandaşı olan kişiler tarafından yapıldı ve Venedik Film Festivali'nde çok büyük bir ilgi gördü. Burada net belgelerle, toplu görüntülerle aslında nasıl insanlık suçu işleniyor, devletin talimatlarıyla nasıl bir soykırım faaliyeti içinde olunduğu, soykırım suçları işlendiği net bir şekilde görülüyor. Netanyahu'nun ve şebekesinin gerçekleştirdiği hiç tartışmasız tüm unsurlarla bir soykırım olduğu için bu filmlerin yapıldığı da bir kere daha ortaya çıktı. Şimdi bu doğal vatandaş olduğu için İsrail otoriteleri aslında bunun gerçekliğini tartışmıyorlar. Sadece bu filmi yapanlar, film yapımcılarını vatandaşlıktan atmaktan bahsediyorlar.
AK Parti Burdur Milletvekili Adem Korkmaz'ın koruma talebine ilişkin soru üzerine Çelik, şunları kaydetti:
"Bu olayın gidişi vean itibaren genel merkezimiz bu konuyla ilgili bütün boyutlarıyla ilgilendi. İçişleri bakanımızla birlikte istişare halinde genel merkezimizde bu olayın ne olduğunu nasıl değerlendirilmesi durumunda tüm boyutlarıyla ele aldı. Günün sonunda bunun bir iletişim kesintisi olduğunu değerlendiriyoruz. Sayın üye de açıklama yaptı. Dilesini de tablonun dikkatini çekti. O, bu olayın bizim geride bıraktığımız bir tartışma olduğunu söylemek.

“Türkiye'nin düzeninde şu anda bir seçim yoktur”
Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rize'de kadına seslenirken "Önümüzde yaklaşan seçimleri başarıyla atlatacağımıza inancımı yeniliyorum" açıklamasının erken seçim sinyali olup olmadığıyla ilgili incelemeyi verdi:
"Sayın Cumhurbaşkanlarımızın 'önümüzdeki seçimlere katıldığımız' gibi bir değerlendirme olduğunda bunun herhangi bir şekilde erken seçimle ilgili olmadığı.
İstanbul'da başlayan kiralık konut sisteminin diğer şehirlerde yaygınlaşmasına ilişkin olarak sürdürüldüğüne ilişkin Çelik, "Bu konular orta ve uzun vadeli bölümler. Bunlarla ilgili çalışmalar sürekli yapılıyor ama bugünden şu illerde şu kadar konut üretilecek durumda değil. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın önemli bir kısmını bu şekilde ayırıyor." dedi.
Next



