İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Volkan Yılmaz, bir dizi ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Çorum’a geldi.
Yılmaz, programı kapsamında partisinin il başkanlığında partililerle bir araya gelerek açıklamalarda bulundu.
YOKSULLUK VE SOKAK GÜVENLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ
Yılmaz, Türkiye’de çocukların ve emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekerek şöyle konuştu:
“% 38 bu ülkede yoksul ve dışlanmaya maruz bırakılmış çocuk var. Yani 8 milyonun üzerindeki çocuğumuz yoksul et tüketemiyor, güvenli eğitim alamıyor, huzur içerisinde okuluna gidip gelemiyor, okulunda beslenme imkanına erişememiş, erişemiyor.
O bir tarafta, diğer tarafta emeklilerimiz 23.500 lirayla geçinmek zorunda bırakılıyor. Bakın, 23.500 lirayla asgari ücretimiz bu ülkede 28.000 TL.
Bu ülkenin en büyük bin sanayi firması. Son iki yılda, üç yılda bir tane istihdam üretememiş. Türkiye'nin böyle ağır problemleri var. Yani bu firmalar yeni yatırım yapamamış, yeni iş yerleri açamamış, gençlerimize iş imkanı sağlayamamış.
Değerli arkadaşlar, kanayan yaralarımızdan bir tanesi de bizim sokaklarımızın can güvenliğidir. Sokaklarımızın huzurudur. Maalesef sokaklar bazı çetelere, bazı kendini bilmezlere terk edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin acilen bu sokak çetelerinin önüne geçmek için tedbir alması lazım.
Bir devletin, bir devletin en öncelikli görevi vatandaşının güvenliğini sağlamaktır. Vatandaşının huzurunu sağlamaktır. Vatandaşının sağlık sorunlarını çözmektir. Vatandaşının geleceğini umutla hazırlayabilmesi için ona gereken sosyal yardımı, sosyal güvenliğini tesis etmesidir.
Ama Türkiye'de maalesef bütün konular, bütün meseleler bazı sanal gündemlerle örtülmeye çalışılıyor. Biz parti olarak bunların önüne geçeceğiz ve ülkenin gerçek sorunları nedir, gerçek problemleri nedir? Bunları konuşmaya devam edeceğiz.”

“TÜRKİYE ÜRETİM YAPMIYOR, TÜRKİYE ARTIK ÜRETMİYOR”
Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, ihracat ve ithalat rakamlarına dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz Türkiye'nin ekonomisinin çok zorda olduğunu, Türkiye'de ihracatın azaldığını fakat ithalatın arttığını söylüyoruz.
Neden? Çünkü Türkiye üretime yönlendirilmiyor. Türkiye üretim yapmıyor, Türkiye artık üretmiyor. İmalat sanayi verileri her geçen gün azalıyor. İmalat sanayi verilerinin, imalat sanayi üretim kapasitesinin azalması demek. Paranın mevduata yatması, iş ortamına, sektöre aktarılmaması demek. Türkiye maalesef böyle ağır bir sorunla karşı karşıya.
Bu uygulanan faiz politikası, sadece para politikası ile enflasyonun düşmediğini herkes gördü. Biz de görüyoruz, siz de yaşıyorsunuz.
Bu ülkede üç yıldır, üç buçuk yıldır uygulanan ağır ekonomik programa rağmen, ağır para politikasına, ağır faize rağmen enflasyon hâlâ yıllık bazda %30'un üstünde.”

ÇİFTÇİYE ÇAĞRI: “DEVLET BORCUNU ACİLEN ÖDESİN”
Çiftçilerin yaşadığı sorunlara da değinen Yılmaz, açıklanan ürün fiyatlarının üreticinin beklentilerini karşılamadığını savundu.
Yılmaz, şöyle konuştu:
“Her zaman işçimizin, çiftçimizin yanında olduğumuzu söyledik. Bu sene çiftçiye rekolte yüksek geldi, biliyorsunuz. Cenab-ı Allah verdi. Fakat maalesef hükümet almadı. Hükümet çiftçiyi kendi haline terk etti.
Fındık üreticisi de öyle. 18 TL buğday fiyatı açıkladılar. Buğday 12-13 liradan gitti. 255 TL fındık fiyatı açıkladılar. Fındık 150-160 liradan gitti.
Şimdi bir şey daha söylemek istiyorum. Müsaadenizle bu devletin yıllardır çiftçimize ödemediği borcu var, biliyor musunuz? Kanunen, tarım kanununda diyor ki gayri safi milli hasılanın %1'i çiftçiye ödenir.
Değerli arkadaşlar, bu ödenmedi. Buradan yine Çorum'dan çağrı yapıyorum. Devlet çiftçiye olan borcunu acilen ödesin.
Kanunu uygulayın, yasayı uygulayın ve çiftçiye rahat bir nefes aldırın ki çiftçi önümüzdeki yıl tarlasını, bağını, bahçesini yine eksin. Yine sulasın, yine bolluk ve bereket ekonomisi için bir kapı daha açılsın diyoruz.
Şimdi gelirken mazotu bugün 96-97 TL oldu.
Ya değerli arkadaşlarım, mazota zam gelmesi demek bizim A'dan Z'ye, iğneden ipliğimize her şeyi. Bunun farkında değil mi? Bu hükümet, bu sayın bakanları bunun farkında değiller mi? O zaman vatandaşa yüklenen bu ağır vergi, ağır faturaya neden rıza gösteriyorlar?
Çünkü insanımızın gerçekten yerden başını kaldırmamalarını istiyorlar. Kendilerine bağlayıp ekonomik krizle vatandaşımız uğraşsın, sorunlarla uğraşsın, başlarını kaldırmasınlar. Biz ne dersek de tamam desinler diye uğraşıyorlar ama bunların her birine biz İYİ Parti olarak çalıştık. Bizim bunların her birine çözüm önerimiz var.”
Next





