CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer, bir dizi ziyaret ve temasta bulunmak üzere Çorum’a geldi.
Kentte pazar yeri ve esnaf ziyaretleri gerçekleştiren Dinçer, programının ardından CHP Çorum İl Başkanlığı’nda basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Düzenlenen basın toplantısında ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dinçer, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Ekonomik sorunlardan emeklilerin ve asgari ücretlilerin yaşadığı sıkıntılara, fon iddialarından gazetecilerin tutuklanmasına ve CHP’nin siyasi mücadelesine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

“ÜLKENİN HER KESİMİNDE ÇOK CİDDİ PROBLEMLER VAR”
Konuşmasında vatandaşların ekonomik sıkıntılarına dikkat çeken Semra Dinçer, toplumun her kesiminden şikâyet dinlediklerini belirterek, “Esnafından da, çiftçisinden de, emeklisinden de, asgari ücretle çalışanından da, kadınından da, gencinden de hep dert dinliyoruz. Bir dokunuyoruz, bin ah işitiyoruz. Kimse hayatından memnun değil ama memnun olma gibi bir şansları da yok. Bu ülkede adaletsiz bir gelir dağılımı, adaletsiz bir vergi sistemi olduğu müddetçe insanların bu ülkede memnuniyetleri söz konusu olamaz” dedi.
Emeklilerin ve asgari ücretlilerin açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini ifade eden Dinçer, ailelerin çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyledi.
Dinçer, çiftçilerin de gübre ve tohum fiyatları başta olmak üzere artan maliyetler nedeniyle zor durumda olduğunu belirterek, ülkenin her kesiminde ciddi sorunlar yaşandığını dile getirdi.

“VERDİĞİMİZ TEKLİFLERİN HEPSİNİN REDDEDİLMESİNDEN BIKTIK”
Muhalefet olarak sorunların çözümüne yönelik birçok öneri sunduklarını ancak bu önerilerin karşılık bulmadığını savunan Dinçer, şöyle konuştu:
“Biz inanın herkes hakkında çözüm odaklı birçok önerimiz var. Mecliste de bunu defalarca dile getiriyoruz. Artık emeklinin, asgari ücretlinin yaşadığı sıkıntıları ve sorunları anlatmaktan, verdiğimiz soru önergelerinden, verdiğimiz tekliflerin hepsinin ret içinde kalmasından biz bıktık. Onlar bıkmadılar.”
Staj ve çırak mağdurları için geçen hafta bir görüşme gerçekleştirdiğini aktaran Dinçer, bu konuda sundukları önerinin de AK Parti ve MHP tarafından reddedildiğini belirtti. Vatandaşların yararına olan taleplerin reddedildiğini öne süren Dinçer, Cumhuriyet Halk Partisi olarak haksızlık ve hukuksuzluklara karşı mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.

FON İDDİALARI İÇİN “GERÇEK BİR DEVLET KRİZİ” DEDİ
Konuşmasında gündemdeki fon iddialarına da değinen Dinçer, yaşananların basit bir olay olmadığını savunarak, bunun devlet krizi niteliğinde olduğunu ileri sürdü.
Dinçer, “Fon vurgunu, genel başkanımızın da söylediği gibi çok basit bir şey değil. Gerçek bir devlet krizi. Şu anda devletin içerisinde bürokrasiyle siyasetin ve fon kısmının iş birliğiyle çok ciddi bir şekilde bir kriz var. Çok ciddi bir şekilde para transferi var. Çok ciddi bir şekilde resmen malı götürmüşler diyebileceğimiz bir süreç var” ifadelerini kullandı.
Tutuklanan bakanın buz dağının görünen yüzü olduğunu düşündüğünü belirten Dinçer, olayın arka planında başka isimlerin de bulunabileceğini öne sürdü.
Fon krizinin takipçisi olacaklarını söyleyen Dinçer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki siyasi partilerin iktidar üzerinde baskı kurduğunu ve CHP Genel Merkezi’nde Ekonomi Masası’nın da konuyla ilgili toplantı gerçekleştirdiğini kaydetti.
“HİÇBİR GAZETECİNİN HABERİNDEN DOLAYI TUTUKLANMASI KABUL EDİLEMEZ”
Gazetecilerin tutuklanmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dinçer, gazetecilerin görüşleri ve yaptıkları haberler nedeniyle tutuklanmasına karşı olduklarını ifade etti.
Dinçer, “Gazeteci bildiği doğruyu yazabilmeli. Eğer bildiği doğruyu yazamaz ise, eğer bildiği doğruları yazdı diye tutuklanıyorsa işte burada bir sıkıntı var. Burada bir adaletsizlik, hukuksuzluk var. Hiçbir gazetecinin, bakın ne olursa olsun, görüşü beni desteklesin, desteklemesin, görüşü ne olursa olsun; milliyetçi olsun, muhafazakâr olsun, sosyal demokrat olsun, hiçbir gazetecinin tutuklanıp yaptığı haberden dolayı veya düşüncesinden dolayı tutuklanıp hapse girmesi kabul edilebilir bir şey değil” dedi.
CHP olarak gazetecilerin tutuklanmasını hiçbir zaman kabul etmediklerini ve etmeyeceklerini belirten Dinçer, basın özgürlüğünün önemine dikkat çekti.
“CHP 103 YILLIK BİR ÇINAR”
CHP’nin son dönemde yaşadığı siyasi sürece de değinen Dinçer, Haziran ayından bugüne partinin sahadaki çalışmalarında önemli değişiklikler yaşandığını savundu.
Vatandaşlarla bir araya geldiklerini, sokakta olduklarını ve kendilerine yönelik ilginin devam ettiğini ifade eden Dinçer, vatandaşların yaşanan gelişmeler hakkında bilgilendirildiklerinde farklı değerlendirmelerde bulunabildiğini söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi’ni 103 yıllık bir çınara benzeten Dinçer, partinin tarih boyunca birçok zorlukla karşılaştığını ancak köklerinin sağlam olduğunu dile getirdi.
Partinin cumhuriyetle birlikte kurulduğunu, 12 Eylül sonrasında kapatılmasının ardından 1992 yılında yeniden açıldığını hatırlatan Dinçer, bugün de yeni bir kuruluş sürecinden geçtiklerini ifade etti.
“HERKESE KUCAĞIMIZ AÇIK”
Partiden ayrılanlara ve yeniden CHP’ye katılmak isteyenlere de mesaj veren Dinçer, kapılarının herkese açık olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu çınar çok rüzgârlar yaşadı. Çok fırtınalara maruz kaldı. Çok yaprak döktü ama kökleri sağlam. Kuvayı Milliye ruhundan gelen bir parça olduğu için hiç merak etmeyin, dimdik önüne bakacaktır ve bakacağız. Ama bu rüzgârın esintisiyle gidenler de rüzgâr terse estiği gün bu kapı açık. Baba ocağı mı dersiniz, ata ocağı mı dersiniz, dumanı da tütüyor, çayı da kaynıyor. Herkese kucağımız açık. Kim gelirse de ‘Kime geldin?’ demeyiz, gidene de ‘Niye gittin?’ demeyiz.”
CHP’nin Atatürk’ün izinde çalışmalarını sürdüreceğini vurgulayan Dinçer, “Biz buradayız, biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz. Biz Atatürk’ün izinde bu ülkeyi daha demokratik, daha adaletli, daha laik ve hukukun kurallarına uygun, Atatürk’ün izinde yeniden küllerinden doğurmak için çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
Next




