Atatürkçü Düşünce Derneği Çorum Şubesi, Köy Enstitülerinin kuruluşunun 86. Yıldönümünü nedeniyle bir etkinlik düzenledi.
Etkinliğe konuşmacı olarak Birleşik Kamu-İş Çorum İl Temsilcisi ve Eğitim-İş Şube Başkanı Tuba Demirel katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından ADD Çorum Şube Başkanı Uğur Demirer’in açış konuşması ile başlayan programda Türkiye’nin yeniden Köy Enstitüleri modeline, ruhuna ihtiyaç duyduğuna dikkat çekildi.
Etkinliğe; CHP Çorum İl Başkanı Av. Dinçer Solmaz, Zafer Partisi İl Başkanı Bedii Onan, CHP Merkez İlçe Başkanı Resul Yiğitoğlu, CHP Belediye Meclisi Üyesi Arslan Kaya, İYİ Parti önceki dönem İl Başkanı Bekir Özsaçmacı, Tüm Bel-Sen Şube Başkanı Nevzat Veldet, Bahçelievler Mahallesi Muhtarı Aziz Önal, Birleşik Emekliler Sendikası Şube Başkanı Sefa Batak, CHP, İYİ Parti ve Zafer Partisi İl-İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, Eğitim-İş ve ADD yöneticileri ile bazı vatandaşlar katıldı.

“KÖY ENSTİTÜSÜ MODELİ, GÜNCELLENEREK YENİDEN HAYATA GEÇİRİLMELİDİR”
ADD Şube Başkanı Uğur Demirer, Cumhuriyet rejiminin en önemli atılımlarından biri olan Köy Enstitülerinin, aydınlanma yolunda bir devrim niteliğinde olduğunu vurgulayarak, çağdaş, aydın, bilinçli insanlar yetiştiren bu kurumun kapatılmasının ülkemizin cehalete ve karanlığa sürüklenmesine zemin hazırladığını ifade etti.
Demirer, Köy Enstitüsü modelinin güncellenerek yeniden hayata geçirilmesini istedi.
Demirer, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün antiemperyalist bir mücadele vererek kurduğu tam bağımsız, çağdaş, demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti, neredeyse yüzyıllık geçmişinde aymazlığın ve ihanetin yıkıcı sonuçlarına rağmen ayakta durmaya devam ediyorsa bunun en önemli nedeni Köy Enstitüleri ruhunu kuşaklar boyunca aktaran aydınlardır.
Köy Enstitüleri; birilerinin iddia ettiği gibi eskiye özlemin değil, bir devrimin adıdır. Bu devrimdir ki; bu gün Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği hedefe durmaksızın yürüyen kuşakların yaratıcısıdır” ifadesini kullandı.

“CUMHURİYETİN IŞIĞINI SÖNDÜRMEYE KİMSENİN GÜCÜ YETMEYECEKTİR”
Birleşik Kamu-İş Çorum İl Temsilcisi ve Eğitim-İş Şube Başkanı Tuba Demirel ise konuşmasında; “Köy Enstitüleri; sadece dört duvar arasında bir eğitim projesi değil, Cumhuriyet’in "fikri hür, irfanı hür" nesiller yetiştirme iradesinin ete kemiğe bürünmüş halidir” dedi.
Tuba Demirel, konuşmasında şu konulara değindi:
“Köy Enstitüleri sadece yitirilmiş bir aydınlanma değil bir yarın ödevidir. O yüzden bugünü Köy Enstitüleri’ni anlama, anlatma ve o ruhu mücadelede yaşatmanın da yıl dönümü sayıyoruz.
İsmail Hakkı Tonguç ve Hasan Âli Yücel’in öncülüğünde hayata geçen bu model, bugün tüm dünyanın gıptayla baktığı ancak ne yazık ki bizim siyasi bağnazlıklara kurban verdiğimiz bir aydınlanma mirasıdır.
Köy Enstitüleri’nin kapatılmasıyla başlayan o karanlık süreç, bugün hala eğitim sistemimizi ve toplumsal huzurumuzu tehdit etmeye devam ediyor. Son günlerde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da eğitim kurumlarımıza yönelik gerçekleştirilen kanlı saldırılar, cehaletin ne kadar organize ve tehlikeli bir noktaya ulaştığının en somut göstergesidir. İçinde sevginin, anlayışın, çağdaşlığın, kalp kalbe temasın olmadığı bir eğitim sisteminde ancak bireysellik ve şiddetin filizleneceğinin ilanıdır.
Dolayısıyla bugün okullarda yaşadığımız elim hadiseler, bu kanlı saldırılar, laik eğitime saldırıp onu sakat bırakanların da eseridir. Şüphesiz Köy Enstitüleri kapatılmamış olsaydı bugün okulların nasıl olay yerine döndüğünü değil, dünyaya nasıl örnek bir eğitim sistemine sahip olduğumuzu konuşuyorduk.
Köy Enstitüleri’ni kapatanlar geçmişte kalsa da zihniyetleri hala iktidardadır. Köy Enstitüleri’ni kapatan zihniyet ile bugün okullarımıza saldıran, eğitimi tarikatların pençesine terk eden zihniyet aynı kaynaktan beslenmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki Köy Enstitülerini açan ve yaşaması için ülkeyi köşe bucak gezerek emek verenlerin zihniyeti de bugün dağ gibi ayaktadır:
Bizler, o enstitülerin ruhunu taşıyan kamu emekçileriyiz.
Bizler, Fakir Baykurtların, Mahmut Makalların geleneğinden geliyoruz.
Ve üstüne basa basa söylüyoruz ki Cumhuriyet’in ışığını söndürmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.”
Next



