Saadet Partisi Çorum İl Başkanlığı tarafından Ortadoğu’da yaşanan savaş nedeniyle “Zalimlere Lanet, Mazlumlara Destek” adı altında protesto düzenlendi.
Çorum Hürriyet Parkı’nda düzenlenen protesto gösterisi için toplanan Saadet Partililer adıla İl Başkanı Şuayip Sarı açıklamalarda bulundu.
Sarı, “Bugün burada sadece bir basın açıklaması yapmak için değil; başta İslam coğrafyası olmak üzere dünyanın dört bir yanını saran zulüm ateşine karşı birer İbrahimî damla olmak ve mazlumun kimliğine bakmaksızın onunla omuz omuza durduğumuzu tüm dünyaya ilan etmek için toplandık. Millî Görüş hareketi olarak bizler, tarih boyunca olduğu gibi bugün de coğrafya, mezhep ve kimlik ayrımı yapmaksızın zalimin karşısında elif gibi dimdik duruyoruz.
GAZZE MODERN DÜNYANIN SAHTE İNSAN HAKLARI MASKESİNİN DÜŞTÜĞÜ YERDİR
Aylardır dünyanın gözü önünde, tarihin kaydedebileceği en vahşi, en alçak soykırımlardan biridir Gazze’de işlenen cinayetler. Bebeklerin süt kokusuna barut kokusunun karıştığı, annelerin feryadının arşı titrettiği bu mübarek topraklar; bugün sözde modern dünyanın sahte "insan hakları" maskesinin düştüğü yerdir Gazze. Gazze bugün sadece bir coğrafi bölge değil; imanın, direnişin ve topyekûn insanlık onurunun son kalelerinden bir tanesidir. Şunu herkes bilsin ki: Gazze’de dökülen her damla kan, bu zulme sessiz kalanların vicdanına sürülmüş kapkara bir lekedir. Bu katliam durana, abluka tamamen kalkana dek durmayacağız, susmayacağız!
MESCİD-İ AKSA’YA VURULAN ZİNCİR MÜSLÜMANLARIN İBADET HÜRRİYETİNE VURULAN ZİNCİRDİR
Onurumuz, kırmızı çizgimiz ve ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa, bugün işgalci siyonist postalları altında zincirlenmiştir. Bu zincirler sadece taş duvarlara değil; Müslümanların ibadet hürriyetine ve tüm insanlığın inanç kutsiyetine vurulmuş birer prangadır. Unutulmasın ki Kudüs zincirliyse İslam coğrafyası esirdir. Biz Saadet Partisi teşkilatları olarak gür bir sesle haykırıyoruz: Kudüs özgürleşmeden dünya asla asla huzura kavuşamaz; Mescid-i Aksa’nın zincirleri kırılmadan insanlık prangalarından asla kurtulamaz.
ORTADOĞU’DA OLANLAR BÜYÜK ORTADOĞU PROESİNİN SON HALKASIDIR
Siyonizmin pervasızlığına karşı sadece "kınama" mesajları yayınlamak yeterli değildir! Zulme karşı sadece "üzüntü" beyan etmek bu ateşi söndüremez! Türkiye sadece sözle değil; siyasi, ekonomik ve diplomatik tüm caydırıcı gücüyle mazlumun yanında yer almak zorundadır. Çünkü İsrail ancak ve ancak güçten anlar. Komşumuz İran topraklarına yönelik gerçekleştirilen saldırılar, kardeş Lübnan’da sivil halkın üzerine yağan bombalar; terör şebekesinin bölgemizi topyekûn bir ateş çemberine sürükleme projesinin Büyük Orda Doğu Projesinin son halkasıdır.
MEZHEP FİTNESİNİ REDDEDEREK MAZLUMUN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ
Bizler, emperyalizmin ve siyonizmin önümüze koyduğu mezhep fitnesini ve etnik kışkırtmaları reddediyoruz. Bilinmelidir ki emperyalizm sadece bomba yağdırmaz; ekonomik ambargolarla ve finansal terörle halkları açlığa mahkûm ederek diz çöktürmeye çalışır. Bizim lügatimizde bizim sözlüğümüzde "tarafsızlık" yoktur! Biz safı belli olan, tarafı belli olanlarız. Biz her daim hakikatin tarafındayız! Zulüm kimden gelirse gelsin karşısında, mazlum kim olursa olsun yanında olacağız. Gazze’deki vahşet son bulana dek, Mescidi Aksa’yı çevreleyen zincirler kırılana dek, emperyalizmin kirli eli coğrafyamızdan çekilene dek Mücadelemiz, azmimiz ve kararlılığımız artarak daha da devam edecektir! Bizler provokasyonlara gelmeden, vakar ve sükûnet içerisinde, birleştirici bir dille haykırıyoruz: Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur! Buradan tüm dünyaya sesleniyoruz: Mazlumların gözyaşı, zalimlerin saltanatını mutlaka yıkacaktır. Kudüs’ün özgürlüğü ve İslam coğrafyasının selameti için bütün gücümüzle çalışmaya, hakkı, hakikati haykırmaya devam edeceğiz. Zafer inananlarındır, zafer yakındır.” Şeklinde açıklamalarda bulundu.
Next




