Teklifin, şeklen “yargı kararlarına uyum” düzenlemesi olarak sunulmasına rağmen, özünde ekonomik krizin faturasını halka ve özellikle emeklilere kesen bir anlayışın ürünü olduğunu belirten Şahin, “Emekliye para bulamamak bir yokluktan değil, doğrudan doğruya bir tercihten ibarettir.” dedi.

İktidarın tercihini emekten, emekçiden ve emekliden yana değil; faizden, ranttan ve faizciden yana kullandığını vurgulayan Şahin, “Yoksulluğu kader diye anlatanlar, kendi başarısızlıklarını ve sebep oldukları adaletsizliği perdelemektedir. Allah rızkı yaratmıştır, adaletsizliği değil.” ifadelerini kullandı.

Emekli aylıklarının 19 bin liradan 20 bin liraya çıkarılmasının kamuoyuna “müjde” olarak sunulmasını eleştiren Şahin, bu artışın emeklilerin gerçek yaşam koşullarıyla bağdaşmadığını belirtti. “20 bin lirayla ay sonunun nasıl getirileceğini bilmeyen bir anlayış, emeklinin hâlinden anlayamaz.” diyen Şahin, iktidarın toplumun geniş kesimlerinden koptuğunu ifade etti.

Yoksulluğun yalnızca sofradaki eksiklikten ibaret olmadığını, sosyal bir açlık boyutu da bulunduğunu vurgulayan Şahin, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Devlet Alın Terine Değil, Haksız Servete Göz Dikmelidir”
“Devlet Alın Terine Değil, Haksız Servete Göz Dikmelidir”
İçeriği Görüntüle

“Lokantaya girememek, misafir ağırlayamamak, ‘torun geliyor’ diye sevinememek, bir çayı dışarıda içememek, bayramda kapıyı çalan misafiri mahcup karşılamak sosyal açlığın ta kendisidir.”

İktidarın “büyüyoruz” söylemine de değinen Şahin, büyümenin toplumun tamamına yayılmadığı sürece bir anlam ifade etmeyeceğini belirterek, “Yüzde 5 büyüyen bir ekonomide yüzde 95 yerinde sayıyor, hatta geriliyorsa burada refahtan söz edilemez. Büyüyen rakamlar, küçülen ise sofralardır.” dedi.

Konuşmasının sonunda iktidara çağrıda bulunan Şahin, “Yoksulluğu yöneterek refah inşa edemezsiniz. Yoksulluğu yönetenler refahı konuşamaz. Refah, yoksulluğu yönetmekle değil ortadan kaldırmakla mümkündür.” ifadelerini kullandı.

Şahin, rantiyeye ve faizciye aktarılan kaynaklardan tasarruf edilmesi ve emeklilere gerçek anlamda nefes aldıracak bir artış yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Bu bir kaynak değil, vicdan ve irade meselesidir.” dedi.

Muhabir: Bülten