Genel af ve umut hakkı tartışmalarına değinen Gürlek, umut hakkına ilişkin yeni bir düzenleme yapılmasının yasama organının takdirinde olduğunu belirtirken, genel affın ise söz konusu olmadığını vurguladı. Gürlek ayrıca sosyal medya düzenlemesi, savunma hakkı ve infaz sistemiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“GENEL AF SÖZ KONUSU DEĞİL”

Terörsüz Türkiye süreci kapsamında yapılması muhtemel yasal düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yürütüldüğünü belirten Gürlek, genel af tartışmalarına net yanıt verdi.

Gürlek, “Net ifade edeyim; yapılacak muhtemel düzenlemelerin genel affa dönüşmesi söz konusu değil” dedi.

Sürecin en kritik aşamasının terör örgütünün silah bırakması ve kendini feshetmesi olduğunu belirten Gürlek, bu durumun devletin güvenlik birimleri tarafından tespit edileceğini söyledi. Yapılacak düzenlemelerin hukuki altyapısının da bu tespitlere göre şekilleneceğini ifade etti.

“YASAL DÜZENLEMENİN ADRESİ MECLİS”

Muhtemel yasal düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ele alınacağını belirten Gürlek, Adalet Bakanlığının teknik destek sağlayacağını ifade etti.

Gürlek, “Yasal düzenleme yapılacaksa bunun adresi elbette Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Adalet Bakanlığı olarak sürece teknik destek veririz ancak ana aktör Meclis’tir” diye konuştu.

Silah Bırakma Sürecinde Kritik Eşik: Gözler MİT Raporunda
Silah Bırakma Sürecinde Kritik Eşik: Gözler MİT Raporunda
İçeriği Görüntüle

“UMUT HAKKI ŞEKLİNDE BİR UYGULAMA YOK”

Mevcut mevzuatta “umut hakkı” şeklinde bir uygulamanın bulunmadığını belirten Gürlek, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında şartlı salıverilme hükümlerinin sınırlı olduğunu ifade etti.

Terör suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan kişiler için şartlı tahliye uygulanmadığını belirten Gürlek, bu cezaların ömür boyu infaz edildiğini söyledi.

Yeni bir düzenleme yapılmasının ise TBMM’nin takdirinde olduğunu vurgulayan Gürlek, yapılacak düzenlemelerin şahıslara özel değil, toplumun ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanacağını kaydetti.

“TUTUKLAMA BİR İSTİSNADIR”

Tutuklama kararlarının belirli şartlara bağlı olduğunu ifade eden Gürlek, kuvvetli suç şüphesinin bulunmaması halinde tutuklama tedbirine başvurulmadığını söyledi.

Yargının kişilerin isimlerine veya unvanlarına göre değil, somut delillere göre karar verdiğini belirten Gürlek, kamuoyunda yapılan bazı yorumların dosya kapsamı bilinmeden yapıldığını ifade etti.

Cezaevlerindeki tutuklu oranının yaklaşık yüzde 15 seviyesinde olduğunu belirten Gürlek, ceza infaz kurumlarının yakından takip edildiğini söyledi.

“İNFAZ DENGESİ YENİDEN ELE ALINIYOR”

Yeni Yargı Reformu Stratejisi kapsamında infaz sisteminin yeniden değerlendirildiğini belirten Gürlek, amaçlarının cezasızlık algısını ortadan kaldırmak olduğunu ifade etti.

Gürlek, yapılacak düzenlemelerin suçla mücadelede bir zafiyet oluşturmayacağını vurguladı.

SOSYAL MEDYA VE ÖZEL HAYAT VURGUSU

Sosyal medya düzenlemelerine de değinen Gürlek, özel hayatın korunması gerektiğini belirtti.

Hiç kimsenin özel hayatının sosyal medya üzerinden tartışılmasını istemediklerini ifade eden Gürlek, soruşturmaların soyut iddialarla değil somut delillerle yürütüldüğünü söyledi.

UYUŞTURUCU SUÇLARINA DİKKAT ÇEKTİ

Uyuşturucu suçlarına ilişkin verileri de paylaşan Gürlek, uyuşturucu kullanma suçundan soruşturma aşamasında 457 bin 525, kovuşturma aşamasında ise 87 bin 848 kişi hakkında işlem bulunduğunu açıkladı.

Uyuşturucu ticareti suçundan ise soruşturma aşamasında 88 bin 16, kovuşturma aşamasında 64 bin 316 kişi hakkında işlem bulunduğunu belirten Gürlek, cezaevlerinde bulunanların önemli bir kısmının uyuşturucu suçlarından hükümlü veya tutuklu olduğunu söyledi.

Muhabir: Haber Merkezi