Hitit Üniversitesinde, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlama programı kapsamında “30 Ağustos Zaferi - Cepheden Diplomasiye Büyük Taarruz” konferansı düzenlendi.
Hitit Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Abdülkadir Ozulu Konferans Salonunda düzenlenen konferansta, Büyük Taarruz’un askeri hazırlıklarından uluslararası ve diplomatik sonuçlarına uzanan tarihsel süreç ele alındı.
Konferansa konuşmacı olarak katılan Hitit Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hatice Yıldırım, Büyük Zafer’i askeri, siyasi, diplomatik ve toplumsal yönleriyle değerlendirdi.
Konferansta, Sakarya Meydan Muharebesi’nin ardından başlayan stratejik hazırlık dönemi, Türk ordusunun yaklaşık bir yıl boyunca sürdürdüğü yeniden yapılanma ve ikmal faaliyetleri ile Anadolu’da gerçekleştirilen topyekün seferberlik üzerinde duruldu. Yunanistan’ın Anadolu politikasının dayandığı uluslararası destek arayışları, 1920’den sonra İtilaf Devletlerinin değişen tutumları ve Ankara Hükümeti’nin giderek güçlenen diplomatik konumu, dönemin uluslararası gelişmeleri çerçevesinde incelendi.
Millî Mücadele’nin yalnızca cephede savaşan ordunun değil, milletin bütün unsurlarının ortak mücadelesi olduğunu belirten Yıldırım, dış cephede kazanılacak başarının güçlü ve birlik içerisindeki bir iç cepheye bağlı olduğunu vurguladı.
Anadolu halkının bütün imkanlarını ordunun ihtiyaçları için seferber ettiğini; kadınların, köylülerin, sağlık görevlilerinin, ulaşım ve ikmal teşkilatlarının zaferin hazırlanmasında önemli rol üstlendiğini ifade eden Yıldırım, iç cephede sağlanan milli birlik, dayanışma ve mücadele azminin, Türk ordusunun direnme ve taarruz gücünün temelini oluşturduğunu belirtti.
Büyük Taarruz öncesinde yürütülen gizlilik ve aldatma faaliyetlerine de değinen Yıldırım, Türk ordusunun kuvvetlerini Afyon’un güneyinde toplamasını, 5. Süvari Kolordusunun Ahır Dağları’nı aşarak Yunan ordusunun ikmal ve haberleşme hatlarını kesmesini ve 26–30 Ağustos 1922 tarihleri arasındaki harekatın gelişimini haritalar ve tarihi görseller üzerinden anlattı.
Doç. Dr. Yıldırım, Büyük Taarruz’un yalnızca beş gün içerisinde kazanılmış bir cephe başarısı olmadığının altını çizerek stratejik sabrın, gerçekçi diplomasinin, güçlü lojistik hazırlığın, iç cephede sağlanan birlik ve dayanışma ile milletçe gerçekleştirilen seferberliğin ortak sonucu olduğunu vurguladı.
Konferansta ayrıca 30 Ağustos Zaferi’nin ardından başlayan takip harekatı, Türk ordusunun 9 Eylül’de İzmir’e ulaşması ve askeri başarının Mudanya Mütarekesi ile Lozan Barış Antlaşması’na uzanan diplomatik sonuçlarını değerlendiren Yıldırım, Büyük Zafer’in, Sevr’in öngördüğü parçalanmış Anadolu tasarısını geçersiz kıldığını ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolu açtığını ifade etti.
30 Ağustos Zaferi’nin bağımsızlığın, milli egemenliğin ve milletçe ortak bir hedef doğrultusunda hareket etmenin simgesi olduğunu belirten Yıldırım, konuşmasını başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Milli Mücadele’nin bütün kahramanlarını, aziz şehitleri ve gazileri saygı, rahmet ve minnetle anarak tamamladı.
Konferansa Çorum Belediye Başkan Yardımcısı Zübeyir Tuncel, Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Halil İbrahim Şimşek, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekeriya Işık, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma teşkilatı mensupları ile akademik ve idari personel katıldı.



Next


