Siyasiler, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile İran’ın misillemelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
TBMM BAŞKANI NUMAN KURTULMUŞ
ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Geleneksel İftar Programı'nda yaptığı konuşmada, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına değinerek, "Bugün İsrail ve Amerikan kuvvetlerinin, egemen bir devlet olan İran'a karşı başlatmış olduğu hava saldırıları, aynı şekilde kural bazlı sistemin ortadan kalktığını bir kez daha gözümüze soka soka ilan eden bir yaklaşımdır. Böyle bir şey olamaz. Dünyada en fazla nükleer silaha sahip olanlar, 'nükleer silah var' diye bir ülkeye karşı savaş ilan ediyorlar. Dünyada en fazla insan hakları ihlalleri yapan İsrail, herhangi bir ülkeye karşı 'insan hakları ihlalleri yapıyor' diye savaş açabiliyor. Aynı şekilde dünyanın en çok silahına sahip olan ülkeler, başka ülkeleri 'silahlanıyor' diye tedip etmeye kalkıyor. Bu kabul edilemez, anlaşılamaz ve asla insanlık vicdanının razı olmayacağı bir durumdur." diye konuştu.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasında şunları kaydetti:
"Yeterince savaşın olduğu bölgemizde yeni bir savaşın çıkması, bölge halklarının hiçbirinin lehine ve menfaatine değildir. Bunun için Türkiye olarak başından itibaren, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere her vesileyle İran-Amerika-İsrail arasındaki bu meselenin, özellikle İran-Amerika arasındaki meselenin müzakere yoluyla çözülmesinden başka bir yol olmadığını ifade ettik. Hem de müzakerelerin devam ettiği, önümüzdeki günlerde de devam edeceğinin ilan edildiği bir süreçte böylesine bir saldırının başlatılması asla doğru değildir, kabul edilemez. Dünya barışına asla katkı sunmayacağı gibi dünyada yeni çatışmaların, yeni kırılmaların da kapısını açacak fevkalade tehlikeli bir adımdır."
Kurtulmuş, "Türkiye olarak diyoruz ki ülkeler arasında çok farklı kanaatler olabilir, ülkelerin çıkarları taban tabana zıt da olabilir ancak savaştan çok daha kolay olan yol, barış masasında müzakere etmektir. Müzakereyle ülkeler arasındaki çatışma sonlandırılabilir ve belli bir noktaya gelinebilir. Türkiye olarak bu bölgede daha fazla savaş istemiyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır. Bu savaş, masa üstünde yapıldığı planlarda durduğu gibi durmayacaktır. Bu alınan saldırı kararının mutlaka geri alınmasını ve barış masasına dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz." ifadelerini kullandı.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ,
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Diplomatik görüşmeler sürerken İsrail ve ABD'nin İran'ı hedef alan saldırılarını ve İran'ın Körfez'deki dost ve kardeş ülkelere yönelik başlattığı saldırıları kabul edilemez buluyoruz." ifadesini kullandı.
Yılmaz, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
"Diplomatik görüşmeler sürerken İsrail ve ABD'nin İran'ı hedef alan saldırılarını ve İran'ın Körfez'deki dost ve kardeş ülkelere yönelik başlattığı saldırıları kabul edilemez buluyoruz. Türkiye olarak, bölgesel ve küresel istikrarı tehdit eden çatışmaların ve insani yıkımların daha fazla yaşanmaması için muhataplarımızla an be an iletişim halindeyiz. Sorunların diplomasi ile çözüldüğü, istikrar içinde refahını artıran bir bölge için çaba sarf ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. Tarafları en kısa sürede diplomasi masasına dönmeye, sorunları müzakere ederek aşmaya davet ediyoruz. Bu yönde atılacak adımlara, daha önce olduğu gibi bugün de yapıcı bir yaklaşımla katkı vermeye hazırız."
CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANI BURHANETTİN DURAN
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, son dönemde ABD ve İsrail ile İran arasında tırmanan gerilimin sıcak çatışmaya dönüşmesinin ve diğer bölge ülkelerini de etkilemesinin, kabul edilemez bir durum olduğunu belirtti.
Söz konusu gerilimin bölge ve küresel barış açısından ciddi bir endişe kaynağı olduğuna dikkati çeken Duran, şunları kaydetti:
"Yaşanan gelişmeler, sadece taraf ülkeleri değil, geniş bir coğrafyada istikrarı ve sivillerin güvenliğini tehdit etmektedir. Bu çerçevede diyalog ve müzakere mekanizmalarının ivedilikle yeniden devreye alınması gerekmektedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, ilkesel olarak her zaman kalıcı barıştan, bölgesel istikrardan ve uluslararası hukuka dayalı çözüm arayışlarından yana olmuştur. Türkiye, gerilimin düşürülmesi, sivillerin korunması ve diplomatik kanalların etkin biçimde işletilmesi için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edecektir. Devletimiz bütün kurumlarıyla bölgedeki gelişmeleri yakından takip etmekte ve vatandaşlarımızın güvenliği için gerekli önlemleri almaktadır."
İletişim Başkanlığı olarak bu süreçte, yapılmak istenen provokasyonlar ve yayılmak istenen dezenformasyonlarla mücadeleyi sürdürdüklerini aktaran Duran, "Medyamızın da süreci her zaman olduğu gibi objektif ve Türkiye merkezli ele alacağına yönelik inancımız tamdır. Vatandaşlarımızın bu süreçte başta dijital medya alanında olmak üzere yapılan provokasyonlara ve dezenformasyonlara karşı daha duyarlı olması, teyit edilmemiş bilgileri dikkate almaması ve resmi kurumlarımızın açıklamalarına itibar etmesini önemsiyoruz." ifadelerini kullandı.
MHP GENEL BAŞKANI DEVLET BAHÇELİ
MHP'den yapılan açıklamaya göre, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Eğitim Kültür Vakfı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı.
Buradaki yaptığı konuşmasında, "Pakistan ile Afganistan arasındaki savaştan sonra ABD'nin İran'a beklenen saldırısı maşa devlet, haydut devlet, barbar devlet, terör devleti İsrail tarafından yapıldı." diyen Devlet Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"ABD-İsrail ortak yapımı saldırılara yönelik İran'ın misillemesi farklı ülkelerdeki ABD üslerini hedef aldı. Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi, Kuveyt, Bahreyn ve kısmen de Katar ateşin içinde kaldı. İran'la yürütülen müzakerelerin sonucu beklenmeden ABD-İsrail eşgüdümünde icra edilen askeri operasyonların haksız, hukuksuz ve yaygın tehditlere açık olduğunu değerlendiriyorum.
Ortalık kan revan içindedir. Zincirleme savaşlar derhal durmalı, aklı selim öne çıkmalıdır. Barış varken savaşmak bölgesel ve küresel sistemi dinamitlemek demektir. Uyarıyorum, Tahran'ın, İsfahan'ın, Kum'un ve Kerec'in vurulması, sonuç olarak cevabi mahiyette karşılıkların verilmesi küresel bir savaşa doğru hızla dönüşebilecektir. Savaş değil barış hakim olmalıdır. Mübarek ramazan ayında İslam beldelerinin karanlığa gömülmesi kabul edilemez bir durumdur. Merhameti kalmamış, empati duymayan, kendi çıkarlarına odaklanmış, masumları hedefine almış, öldürmeyi, yakmayı, yıkmayı, kırmayı olağan hale getirmiş sözde gelişmiş ülkeler ve bunların taşeronları inanıyorum ki iki cihanda da hesap vereceklerdir."
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İsrail'in İran'a "önleyici bir saldırı" başlattığını iddia etmesinin ve ABD Başkanı Donald Trump'ın, "İran'a yönelik büyük bir operasyon başlattık." açıklamasının aynı aklın ve amacın ürünü olduğunu belirten Bahçeli, "Burada esas olarak Türkiye'mizin sağduyu ve soğukkanlı hareket ederek barışçıl çağrıları ısrarla taraflarla paylaşması, milli güvenliğimizin muhafazası için her tedbirin alınmasıdır." dedi.