Osmancık’a bağlı Yukarızeytin köyü sakinleri, İl Özel İdaresi tarafından Ovacık Çayı’ndan Yukarızeytin ve Aşağızeytin’e yaklaşık 12 kilometrelik boru hattıyla yapılması planlanan sulama projesine karşı cami bahçesinde bir araya gelerek açıklama yaptı.
Köy halkı adına konuşan eski muhtar Mehmet Güngör, iki köyün de mevcut sulama imkanlarının bulunduğunu belirterek, “İhtiyaç olmayan bir yere yeni proje yapmak yerine köylerimizin yoluna, altyapısına ve gerçek ihtiyaçlarına kaynak ayrılsın” dedi.
İl Özel İdaresince Osmancık’ın Yukarızeytin ve Aşağızeytin köylerine yeni sulama sistemi yapılması planlanıyor. Ancak köylüler, iki köyün de mevcut sulama sistemlerinin yeterli olduğunu belirterek projeye karşı çıkıyor. Aşağızeytin’in arazileri Boyabat Barajından sulanırken, Yukarızeytin’de daha önce yaklaşık 10 kilometrelik sulama kanalı yapıldığı belirtiliyor.
Köylülerin projeye yönelik bir diğer itirazı ise yeni sistemin iki köyü tek bir su kaynağına bağımlı hale getirecek olması.
Mevcut durumda iki köy farklı su kaynaklarını kullanıyor. Böylece Yukarızeytin Ovacık Çayı’ndan, Aşağızeytin ise Boyabat Barajı’ndan yararlanıyor.
Planlanan yeni projeyle iki köyün de Ovacık Çayından gelecek suya bağımlı hale gelmesi öngörülüyor.
Köylüler, bunun özellikle kuraklık dönemlerinde yeni bir sorun oluşturabileceği görüşünde.
YUKARIZEYTİN KÖYLÜLERİ CAMİ BAHÇESİNDE TOPLANDI
Yukarızeytin köyünde vatandaşlar, İl Özel İdaresi tarafından yapılması planlanan yeni sulama projesine tepki göstermek amacıyla köy camisinin bahçesinde bir araya geldi.
Güngör, mevcut durumda iki köyün de farklı sulama imkanlarına sahip olduğunu belirterek, yeni projenin kamu kaynaklarının gereksiz şekilde kullanılmasına yol açabileceğini ifade etti.
“İKİ KÖYÜN DE MEVCUT SULAMA SİSTEMİ VAR”
Mehmet Güngör, Yukarızeytin’in yaklaşık 10 kilometrelik sulama kanalı bulunduğunu ve mevcut sistem üzerinden arazilerin sulanabildiğini belirterek şöyle konuştu:
“Daha önce yapılan kanaldan arazilerimizi sulayabiliyoruz. Aşağızeytin’in ise Boyabat Barajı hemen yanında. Arazilerin en uzak noktası dahi baraja yaklaşık 300 metre mesafede. Daha önce oraya güneş panelli sulama sistemi ve sulama havuzu da yapıldı. Dolayısıyla iki köyün de bugün kullandığı sulama imkanları var.”
Güngör, bu şartlarda iki köyü kapsayan yeni bir sulama projesinin ihtiyaç açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“BUGÜN OLMAYAN SU KRİZİNİ YARIN OLUŞTURMAYALIM”
Yeni projenin iki köyü tek bir su kaynağına bağımlı hale getireceğini belirten Güngör, özellikle kuraklık dönemlerine dikkat çekti.
“Bugün iki köyün su kaynakları birbirinden bağımsız. Yukarızeytin Ovacık Çayından, Aşağızeytin ise Boyabat Barajından sulanıyor. Her köy kendi kaynağını kullanıyor. Şimdi iki köyü aynı kaynağa bağladığınız zaman, ileride su azalırsa ne olacak? Bugün iki köy arasında su sorunu yokken, yarın su azaldığında aynı kaynağı paylaşmak zorunda kalan iki köy arasında sulama krizi yaşanabilir.”
Güngör, yapılacak yatırımın amacının su sorunlarını çözmek olması gerektiğini belirterek, “Hiç olmayan bir su krizini gelecekte ortaya çıkarabilecek bir sistem kurulmamalı” dedi.
“KÖYLERİMİZİN BAŞKA İHTİYAÇLARI DA VAR”
Güngör, yeni sulama projesine ayrılacak kaynağın köylerin diğer ihtiyaçlarında kullanılmasının daha faydalı olacağını savundu.
“Biz yatırıma karşı değiliz. Köyümüze hizmet yapılmasına karşı değiliz. Tam tersine, devletimizden hizmet bekliyoruz. Ancak kaynakların doğru yere harcanmasını istiyoruz. Köylerimizin yol ihtiyacı var, altyapı ihtiyaçları var. Eğer mevcut sulama sistemlerimizde eksiklik varsa, daha düşük maliyetlerle bunları giderelim. Geri kalan kaynak da köyümüzün diğer ihtiyaçlarına ayrılsın.”