Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında Çorum Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu'nda düzenlenen "15 Temmuz'un 10. Yılında İrade Bizim, Zafer Bizim" söyleşisine katıldı.
Katılımcılara hitap eden Kahraman, 15 Temmuz'un bir darbe ya da ihtilal olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek önemli açıklamalarda bulundu.
"15 TEMMUZ BİR DARBE DEĞİL, TÜRKİYE'NİN İŞGALİ HADİSESİYDİ"
Kahraman konuşmasında, "Arkadaşlar, 15 Temmuz bir darbe değildir. 15 Temmuz bir ihtilal değildir.
İhtilaller... Bizde 1909'dur. Abdülhamid devrilmiştir. İhtilaller bütün sistemi değiştirir. Siyasi, ekonomik, sosyal bütün düzen değişir. Buna ihtilal deniyor. 1789 Fransız İhtilali, 1917 Bolşevik İhtilali... Yani Türkiye'de 1923'te her şey değişmiştir. Ama 1960'tan beri gördüklerimiz darbedir. 15 Temmuz, Türkiye'nin işgali hadisesiydi.
Sonra pencereyi açtım. Helikopterler alçaktan uçuyorlar. Öyle görünce, 'Eyvah,' dedim, 'galiba, darbe oluyor' Şimdi her zaman olabilir. Çünkü düğmeye basan ben burada değil." ifadelerini kullandı.
"EĞER IMF OLSAYDI BU YATIRIMLARIN HİÇBİRİ OLMAZDI"
Konuşmasının devamında Türkiye'nin istikrarına vurgu yapan Kahraman, "Her güçlendiğimiz zaman oluyor bu. Zayıfladığımız zaman olmuyor. Bu Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nde de olmadı, istikrar oldu. IMF diye bir hadise vardı. Şu yatırımı yapayım... IMF derdi ki; 'Şunu yapabileceksin, Çorum'a şunu, Kayseri'ye bunu... Ha onu yapma, o sana gelmez.'
İdare ediyorlardı. Cumhurbaşkanımız, 'Hayır.' dedi. 'Sizden çıkıyorum.' Ben müzakerelerde uzadığı için diyorum ki, 'Anlaşamadılar.' Tabii yanlış. Oysa IMF zorluyor; 'Yapmayın, biz çıkarmayın. Biz iyi davranıyoruz.' Yani Başbakan da iyi istemiyor.
Eğer IMF olsaydı ne bu yollar, ne bu geçitler, ne bu gemiler, ne bu... Ne bu arabalar... Hiçbiri olmazdı. Bu ne oluyor? İstikrar olmuş." dedi.
"BİZ UYUMAYACAĞIZ, GÜÇLÜ VE DİKKATLİ OLACAĞIZ"
15 Temmuz'dan çıkarılması gereken derslere de değinen Kahraman, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"İstikrarımızı bozmak istiyorlardı. Güçlenince yapamıyorlar. Güçleneceğiz. Her zaman güçlü olacağız. Hani var ya, 'Su uyur, düşman uyumaz.' atasözü değil mi? Evet. Onun aslında 'su' değil, 'su' asker demek.
Asker uyur, düşman uyumaz. Asker uyur mu? Güzel. Ben de onu bekliyordum. Bulursanız...
Şimdi biz uyumayacağız. Hayatta olacak, güçlü olacağız, dikkatli olacağız. O zaman olmaz. Aksi takdirde mikrop hemen ortaya çıkar. Dışarıdakiler, içerideki çeteleri veyahut pitbulları hemen dişlerini gösterir.
Allah korusun. Cenab-ı Hak devlete zeval vermesin."