Çorum Valisi Ali Çalgan, Hattuşa'nun UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kabulünün 40. yıl dönümü kapsamında düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, çiğdem aşı şenliklerinde çocukların, sefasını sürecekleri bir şey için öncelikle emek harcaması gerektiğini, paylaşmayı, birlikte tüketmeyi ve başkasının hakkını gözetmeyi öğrendiklerini söyledi.
Etkinlikte çocukların öğrenmenin yanı sıra eğlenceli vakit geçirdiğini, sosyalleştiğini dile getiren Çalgan, "çiğdem gezdirme" etkinliğinin geçmişinin Hititler'e kadar uzandığına dikkati çekerek, "Bu topraklarda binlerce yıldır devam eden bu geleneğin, Hasan hocam gibi kıymetli değerlerimiz tarafından yeniden gün yüzüne çıkarılmasından dolayı çok mutluyum." dedi.
Doğaldan kopuşun doğruluktan da kopuş anlamına geldiğini belirten Çalgan, "Dolayısıyla biz kültürel değer yerine bize ait olmayan, doğal olmayan yeni değerler koymaya çalıştığımızda bunun sonuçlarının çok iyi olmadığını ne yazık ki tecrübe ediyoruz." diye konuştu.
Bugün oyunların sanal dünyaya intikal ettirilemediğini ifade eden Aşgın, şunları dile getirdi:
"Sanal alemdeki oyunların sonuçlarını acı bir şekilde maalesef yaşıyoruz. İnşallah bunları yeniden dirilteceğiz. Yeniden çocuklarımız, yavrularımız bu ve benzeri etkinliklerle yeniden bu oyunlara sahip çıkacaklar. Aslında oyunlardan daha çok geçmişine, geleneğine sahip çıkacaklar."
UNESCO'nun insanlığın zihninde barışı tesis ederken hem somut hem de somut olmayan kültürel mirası bir arada korumaya önem verdiğine işaret eden Özünel, şöyle devam etti:
"Çünkü bu topraklar aynı zamanda barışın ilk temsil edildiği topraklardan biri. Günümüzde bu o kadar kıymetli ki. Bu da yetmiyormuş gibi çok daha önemli bir unsur daha var. Biz çocuklar için bir çocuk oyunları şenliği yapıyoruz. Günümüzde o kadar önemli ve stratejik bir hamle ki bu. Çünkü çocuklar ilk sıraya girmeyi, birbirine saygı duymayı, birbirleriyle iletişim kurmayı, daha da önemlisi bir topluluğa ait olma hissini bu oyunlarda öğreniyorlar. Oyunlar asla nostaljik bir şekilde sadece 'Biz çocukken oynardık, bunlar da oynayıversin.' deyip geçebileceğimiz unsurlar değil. Bunlar gelecekte sürdürülebilir kalkınma için gençliğin daha emin ve öz güvenli adımlarla ileriye gidebilmesi için çok önemli unsurlar. Ve bunlar bizim atalarımızın malı. Dolayısıyla bizim çocuklarımıza miras olarak aktarma yükümlülüğümüzün olduğu alanlar."
Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan İnsan Hazinesi ödülü sahibi Hasan Tuluk ise unutulmaya yüz tutan "Çiğdem Aşı Şenliği" ile ilgili 2012'de çalışmaya başladığını, 2013'te çocuklarla birlikte ilk etkinliği yaptıklarını, 2015'te Kültür ve Turizm Bakanlığının halk kültürü envanterine girdiğini söyledi.
Öte yandan etkinlik kapsamında 30 kişilik öğrenci grubu, erken saatlerde Sarıçiçek Göleti çevresinde çiğdem çiçeği topladı.
Gezide öğrenciler, dışarıya geç çıkan ev sahiplerine, "Çiğdem sarı ben sarı, çiğdeme konmuş arı, her kapıda bir kocakarı, verenin oğlu olsun, vermeyenin kedisi ölsün" manisiyle seslendi.
Kapıları çalınan ilçe sakinleri ise çocukların heybesine yağ, bulgur gibi malzemeler koydu. Öğrenciler ise malzemelere karşılık bereket getirmesi için ev sahiplerine çiğdem çiçeği hediye etti.
Toplanan malzemeler Hitit köyü bahçesinde kurulan kazanlarda pişirildi.
Çiğdem aşı pişirilirken çocuklar da halat çekme, çuval yarışı, yumurta taşıma, mendil kapma, birdirbir ve karış oyunu gibi geleneksel çocuk oyunlarını oynadı.
Burada pişirilen çiğdem aşı, davetlilere ikram edildi.