Gündem

CHP’li Solmaz: “Okul Kanla Islanıyor Hükümetin Vicdanı Nerede?”

Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanı Av. Dinçer Solmaz, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i onurlu bir davranış sergileyerek istifa etmeye davet etti.

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanı Av. Dinçer Solmaz, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i onurlu bir davranış sergileyerek istifa etmeye davet etti.

Solmaz, Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve 9 canımızın hayatını kaybettiği okul saldırısı hakkında açıklamada bulunarak, “Bu bir eğitim sorunu değil. Bu bir medeniyet sorunudur. Hükümet nerede bu tablo karşısında? Seçim meydanlarında öğretmenlerimizi çocuklarımızı kullananlar, bugün öğretmenleri ve çocukları okullarda can vermesine seyirci mi kalacak? diye sordu.

“VİCDAN SAHİBİ HERKES AYAĞA KALKSIN”

Solmaz, “Bu ülkenin her köşesinde vicdan sahibi kim varsa ayağa kalksın. Hükümeti ve Eğitim Bakanı hesap versin. Aile sorumluluğunu alsın. Devlet okulu güvenli olsun” dedi.

Solmaz, “Toplum öğretmene bu milletin gelecek nesillerine yeniden sahip çıksın. Çünkü öğretmeni olmayan bir millet, geleceği olmayan bir millettir” şeklinde konuştu.

Solmaz, açıklamasında şu konulara değindi:

“GÜLÜN YERİNİ KAN ALDI”

“Ölen de bizim öldüren de bizim. Peki suçlu kim? Bir zamanlar bu topraklarda öğretmene “eti senin kemiği benim” denirdi. Çocuk okula emanet edilirdi sadece bilgiye değil, terbiyeye, ahlaka, geleceğe. Öğretmenin vurduğu yerde gül biter denirdi. O gülün yerini bugün kan aldı.

Hz. Muhammed (S.A.V.), Bedir Savaşı’nın esirlerine şunu söyledi: On Müslümana okuma-yazma öğret, özgür ol. Bir peygamber, zaferin ganimeti olarak ilmi seçti. Hz. Ali, “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” dedi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir” diye haykırdı.

Peki hükümet ne yaptı bu mirasa?

Öğretmeni sınıfa kapattı. Sınıfı kırk öğrenciyle doldurdu. Rehber öğretmeni lüks saydı. Aileyi ekrana, çocuğu yalnızlığa terk etti. Sosyal medyayı çocuğun en yakın dostu yaptı. Şiddeti normalleştirdi, saygıyı arşivlere gömdü.

“ÖĞRETMENİ OLMAYAN BİR TOPLUMUN GELECEĞİ OLMAZ”

Ve şimdi şaşırıyoruz. Bugün okullarımızda öğretmenler öğrencisi tarafından katlediliyor. Öğrenciler arkadaşı tarafından yok ediliyor. Ölen de öldüren de bu milletin çocuğu. Ölen öğretmen, sabah evden çıkarken ailesine “akşama kadar” dedi. Öldüren öğrenci, o sabah içindeki karanlığı kimseye anlatamadı. Ölen öğrenci ailesi tarafından okula ilim irfan öğrensin diye gönderildi. Üçü de kurban. Üçünü de sistem yuttu.

Bu bir eğitim sorunu değil. Bu bir medeniyet sorunudur. Hükümet nerede bu tablo karşısında? Seçim meydanlarında öğretmenlerimizi çocuklarımızı kullananlar, bugün öğretmenleri ve çocukları okullar da can vermesine seyirci mi kalacak?

Bütçeden eğitime ayrılan pay nerede? Sınıf mevcutları neden hâlâ kırk, elli kişi? Her okula yeterli psikolog ve rehber öğretmen neden hâlâ hayal? Öğretmenin özlük hakları, itibarı, güvenliği neden hükümet gündemin en altında?

Çocuğumuza değer mühendisliği değil, değer terbiyesi lazım. Sınava hazırlık değil, hayata hazırlık lazım. Ekran yasakları değil, aile sıcaklığı lazım. Bu millet tarih boyunca öğretmenine sahip çıktı.

Kurtuluş Savaşı’nda öğretmenler cepheye gitti, köylerde ışık yaktı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında öğretmen bu milletin hem mimarı hem ustası oldu.

O miras bugün okulun koridorunda kanıyor. Yeter artık.

Bu ülkenin her köşesinde vicdan sahibi kim varsa ayağa kalksın. Hükümeti ve Eğitim Bakanı hesap versin. Aile sorumluluğunu alsın. Devlet okulu güvenli kılsın. Toplum öğretmene bu milletin gelecek nesillerine yeniden sahip çıksın. Çünkü öğretmeni olmayan bir millet, geleceği olmayan bir millettir.

Ve geleceği olmayan bir milletin bugünü de yoktur.”