Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bu Cuma okunması için camilere gönderilen hutbelerde konu “Vatan Sevgisi” oldu.
Malazgirt Zaferi’nin 955, Büyük Taarruz’un 104’üncü yıl dönümünün idrak edildiğine dikkat çekilen hutbede Malazgirt’ten Büyük Taarruz’a uzanan şanlı tarihin, yüce milletin vatanına, istiklal ve istikbaline olan bağlılığının en büyük nişanesi olduğu vurgulandı.
Aziz vatanı; Malazgirt Destanıyla bizlere yurt olduğu, İstanbul’un fethiyle Anadolu’daki hâkimiyetin perçinlendiği ve Büyük Taarruz’la da düşmanlara geçit verilmeyeceğinin tüm dünyaya ilan edildiğinin ifade edildiği Hutbede ”Bir insan için, en kıymetli varlıklardan biri de üzerinde özgürce yaşadığı vatan toprağıdır. Vatanı korumak öyle kutsaldır ki onun uğruna canını verenler, şehadetle ödüllendirilmiştir. Çünkü vatanımız varsa devletimiz vardır, kimliğimiz vardır, onurumuz vardır. Vatanımız varsa yuvamız vardır, işimiz vardır, aşımız vardır. Vatanımız varsa huzurumuz vardır, güvenliğimiz vardır, geleceğimiz vardır”denildi.
Vatan sevgisinin medeniyetimizde imandan bir parça olarak görüldüğüne dikkat çekilen Hutbede, vatan sevgisinden maksatın ise; istiklalin sembolü bayrağa, kardeşliğin nişanesi ezanlara, bizi millet kılan mukaddes değerlere sahip çıkmak olduğu, vatanı sevmenin; yeri geldiğinde Elle, dille ve mallarla cihad etmek olduğu vurgulandı.
Vatanı sevmenin, işi en doğru ve en güzel şekilde yapmak; dürüstlüğün ve adaletin hâkim olduğu bir toplum inşa etmek olduğu ifade edilirken Hutbe’de şöyle denildi: “Tarih boyunca gittiği her yere huzur ve barışı götürmüş bir milletin evlatları olarak, bizler biliyoruz ki; düşmanlarımız, vatanımıza göz dikmekten geri durmamışlardır. Zaman değişse, zulüm farklı kisvelere bürünse, fitne başka adlarla anılsa da, hak ile batılın mücadelesi son bulmamıştır. Ancak bizler inanıyoruz ki, “Gevşeklik göstermeyin, üzülmeyin; eğer inanmışsanız şüphesiz en üstün olan sizsiniz” buyruğuna sarılırsak; vatanımıza, milletimize ve dirliğimize yönelik oyunlara karşı uyanık olursak, Allah tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirecek, Hak galip gelecek, batıl yok olacaktır.
Yüce Rabbimizden niyazımız; milletimizin birlik ve beraberliğini daim, devletimizi kaim, ülkemizi ilelebet huzur ve esenlik yurdu kılmasıdır. Cenabı-ı Hak, bu toprakları bize vatan kılan aziz şehitlerimize ve ahirete göç eden kahraman gazilerimize rahmet eylesin.
Hutbemizi, Âl-i İmrân suresinde yer alan bir ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: “Ey iman edenler! Sabredin; düşman karşısında sebat gösterin; cihad için hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.”