Genel

Afetten Korunma Değil, Afeti Önleme Eğitimleri Verilmeli

Binlerce vatandaşımızın canına mal olan depremlerin ardından değişen bir şey yok. Parası olanın değil, eğitimi olanın knut yaptığı sisteme geçilmeli

Abone Ol

Türkiye son 30 yıl içerisinde büyük bir yıkıcılığı olan iki büyük deprem geçirdi. Yaşanan depremlerde binlerce insanımız hayatını kaybettiği gibi birçoğunun cenazesine bile ulaşılamadı. Aradan geçen yıllara rağmen bir ders alınmadığı gibi kader anlayışı ile hareket edilmesi; ileride olabilecek birçok felaketin de en az zararla atlatılmasının önüne geçecek.

17 Ağustos 1999 Gölcük depreminde Resmî raporlara göre 17.480 kişi öldü, 23.781 kişi yaralandı. Yaşanan depremde 505 kişi de sakat kaldı. 27 yıl önce yaşanan bu depremde 285.211 ev yok olurken 42.902 iş yeri de hasar görmüştü. Aradan geçen yıllarda yapı konusunda bazı önlemler alınmak istense de bu yeterli olmadı.

Tarih 06.02.2023 Türkiye saati ile 04:17'de ve 13:24'de merkez üssü Pazarcık (Kahramanmaraş) ve Elbistan (Kahramanmaraş) olan Mw 7.7 ve Mw 7.6 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. Bu depremde de 53 bin 537 canımız yaşamını yitirdi. Yıkılan binalarla ilgili suç müteahhitlere atıldı. Oysa ki parası olanın bina yapmasından öte bilgisi olanın bina dikmesi sistemine geçilmesi gerekirdi.

Peki bu iki büyük felaketin ardından hayatta değişen bir şey var mı?

Binlerce vatandaşımızın canına mal olan depremlerin ardından değişen bir şey yok. Hala parası olan bina yaptırabildiği gibi insanlarımıza da kader anlayışı öğretilmeye devam ediliyor. Bunun en iyi örnekleri arasında da AFAD’ın okullardaki çalışmaları gösterilebilir.

Zaman zaman kurumları ve okulları ziyaret eden AFAD ekipleri afet farkındalık eğitimleri ve araç, malzeme kullanımı konusunda bilgi vermeyi sürdürüyor. Bu başınıza bir olay gelir de ölmezseniz başkalarına nasıl yardım edersiniz demenin de başka bir yolu.

Deprem konusunda otoriter denilebilecek ülkelerin arasında Japonya geliyor. Büyük depremler olsa da yıkılmayan binaları yapan, hemen hemen hiç zaiyat vermeden afeti atlatan bu ülke de de elbette depremlerde ölen birkaç kişi olabiliyor. Birkaç kişi olarak ifade edebileceğimiz bu ölenlerin de geneli yaşanan korku nedeniyle insanların kendilerini korumaya almaları yerine yüksekten kendilerini boşluğa bırakmalarından kaynaklanıyor.

Sonuç olarak imar konusunda köklü bir değişim şart. Birileri para kazanacak diye her görülen boşluğa bina dikilmesine izin vermek yerine, işin eğitimini almış mimar ve mühendislerden oluşan ekiplerin öncülük yaptığı, devletin finanse ettiği bir sisteme geçilmeli.